Veriye Farklı Bakmak: Operasyonel Verinin Sosyal Değere Dönüşümü

Ürün

Veriye Farklı Bakmak: Operasyonel Verinin Sosyal Değere Dönüşümü

14 Ekim 2026 · Çağlayan Çetin

Mikro mobilite şirketi Bolt, tekerlekli sandalye kullanıcılarının şehir içinde karşılaştıkları erişilebilirlik sorunlarını çözmek amacıyla geliştirdiği Wheels4Wheels projesinde, halihazırda scooter filosunun operasyonel ihtiyaçları için topladığı sensör verilerini farklı bir bakış açısıyla yeniden değerlendiriyor.

Merhaba,

Mikro mobilite şirketi Bolt, tekerlekli sandalye kullanıcılarının şehir içinde karşılaştıkları erişilebilirlik sorunlarını çözmek amacıyla geliştirdiği Wheels4Wheels projesinde, halihazırda scooter filosunun operasyonel ihtiyaçları için topladığı sensör verilerini farklı bir bakış açısıyla yeniden değerlendiriyor. Scooterlarda bulunan ivmeölçer, GPS ve diğer sensörlerden elde edilen veriler analiz edilerek kaldırımların ve yolların yüzey kalitesi haritalanıyor. Böylece tekerlekli sandalye kullanıcıları sadece mesafe açısından değil, konfor ve erişilebilirlik açısından da daha uygun rotaları tercih edebiliyor.

Projeyi değerli kılan unsur yalnızca teknoloji kullanımı değil; operasyonel faaliyetler sırasında üretilen verilerin farklı bir toplumsal ihtiyaca hizmet edecek şekilde yeniden değerlendirilebilmesi.

Ortaya Çıkan İhtiyaç

Geleneksel navigasyon uygulamaları engelli bireyler için belli ölçüde destek sağlasa da, yolun gerçek kullanım deneyimini yansıtan yüzey kalitesi gibi kritik bilgileri sunamıyor. Bozuk zeminler, tekerlekli sandalye kullanıcıları için yalnızca konfor kaybına değil; fiziksel ağrıya, güvenlik risklerine ve günlük yaşam akışının kesintiye uğramasına da neden olabiliyor.

Buradaki temel ihtiyaç aslında “yolun var olup olmadığı” değil, “yolun nasıl bir deneyim sunduğu” sorusundan doğuyor.

Kullanıcı Deneyimine Etkisi

Proje, erişilebilirliği bir kavram olmaktan çıkarıp günlük yaşamda hissedilen somut bir deneyime dönüştürüyor.

Sağlanan faydalar:

  • Yolculuk öncesi daha bilinçli rota seçimi

  • Fiziksel konforsuzluk ve ağrı riskinin azaltılması

  • Yolculuk sırasında yaşanabilecek sürprizlerin azaltılması

  • Engelli bireylerin şehir içinde daha bağımsız hareket edebilmesi

  • Şehir deneyiminde güven hissinin artması

Müşteri deneyimi perspektifinden değerlendirildiğinde proje, yalnızca işlevsel bir hizmet sunmanın ötesine geçerek kullanıcıların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.

Ana İş Koluna Sağlanan Katkı

İlk bakışta bu çalışma kurumsal sosyal sorumluluk projesi gibi görünse de aslında Bolt’un ana işine de önemli katkılar sağlıyor.

  • Marka algısını güçlendiriyor.

  • Mobilite sektöründe farklılaşma yaratıyor.

  • Şehir yönetimleriyle kurulan iş birliklerini kuvvetlendiriyor.

  • Operasyonel verinin stratejik değerini artırıyor.

  • Kullanıcıların şirkete duyduğu güveni yükseltiyor.

Günümüzde veri toplamak başlı başına bir farklılaştırıcı unsur olmaktan çıktı. Rekabet avantajı, veriyi yeni kullanım alanlarına dönüştürerek değer yaratabilme kapasitesinden geliyor.

Verinin İkincil Kullanımından Doğan Stratejik Değer

Bu projenin en dikkat çekici tarafı, operasyonel amaçla toplanan verinin farklı kullanım senaryoları için değerlendirilmesi.

Benzer yaklaşımın farklı sektörlerde başarılı örnekleri bulunuyor:

Google Maps: Trafik optimizasyonu amacıyla kullanılan konum verileri zamanla şehir planlaması, ticari lokasyon analizi ve toplu ulaşım çalışmalarında da değerlendirilmeye başlandı.

Waze: Kullanıcıların oluşturduğu trafik verileri belediyeler için yol bakım ve trafik güvenliği çalışmalarında önemli bir veri kaynağına dönüştü.

Strava Metro: Spor amaçlı oluşturulan koşu ve bisiklet rotaları, şehirlerin ulaşım ve bisiklet yolu yatırımlarını planlamasında kullanılan karar destek verileri sağladı.

Bu örnek şu soruyu gündeme getiriyor:

Bugün yalnızca operasyonel amaçlarla kullandığımız hangi veriler, farklı müşteri gruplarına veya iş alanlarına ek değer sağlayabilir?

Örneğin;

  • Müşteri temas noktalarındaki davranış verileri

  • Çağrı merkezi etkileşimleri

  • Lokasyon bazlı kullanım alışkanlıkları

  • Dijital kanal hareketleri

  • Şikayet ve geri bildirim kayıtları

doğrudan operasyon yönetimi dışında;

  • ürün geliştirme,

  • risk yönetimi,

  • müşteri deneyimi tasarımı,

  • lokasyon optimizasyonu,

  • kişiselleştirme,

  • sosyal etki projeleri

gibi alanlarda da kullanılabilecek yeni fırsatlar yaratabilir.

Wheels4Wheels örneği, iyi bir müşteri deneyiminin yalnızca yeni ürün geliştirmekten değil, mevcut veriye farklı gözle bakabilmekten geçtiğini gösteriyor. Şirketin temel faaliyetleri sırasında oluşan veriyi, toplum için anlamlı bir faydaya dönüştürmesi hem marka değerini yükseltiyor hem de sürdürülebilir bir etki yaratıyor. Bu yaklaşım, veri odaklı çalışan tüm kurumlar için “elimizde zaten bulunan bilgilerle başka hangi problemleri çözebiliriz?” sorusuna ilham veren güçlü bir örnek niteliğinde.