Yapay Zekâ
Kişisel Agent'lardan Kurumsal Dönüşüme (Erman Taylan & Sonat Kaymaz)
11 Ekim 2026 · Enis Erdem Yurdatapan
Özellikle yapay zekâ ve teknoloji içeriklerinde ham kalite ve vizyon odaklı, herhangi bir provakasyon vs barındırmayanlar genel çoğunluğa ulaşamıyor maalesef. Ben bu yazıyı yazarken görüntülenmeye baktığımda 212 idi. Ben de paylaşayım da 215 olsun dedim :)) İşin şakası sayılar çok yüksek olmasa da izleyici kitlesi gerçekten üreten, değer yaratan ve hayatını geliştirmeye adayan insanlar oluyor. O yüzden o kitleye yönelik içeriklerin de değeri benim gözümde bir başka oluyor.
Herkese merhabalar, öncelikle iyi hafta sonları diliyorum.
Yoğunluk yüzünden bülteni ilk başlattığımız dönem kadar düzenli yapay zekâ içeriği üretemiyorum. Üst üste 20 haftadan fazla her hafta en az 1 yazı yazmıştım fakat son haftalarda bazı yazıları gününde yetiştiremedim, bazılarında ise o haftayı boş geçmek durumunda kaldım. Geçtiğimiz hafta da yine Perşembe gününe bir yazı yetiştiremedim fakat bugün ilk Cumartesi yazısıyla telafi edeceğim :)
Experinn için ise dopdolu bir haftaydı. Turkcell'de finans ekiplerine yönelik ödeme performans ve vergi süreçleriyle alakalı uygulamalı yapay zekâ atölyesi, Yapı Kredi'de kurum içi inovasyon programı İdealist'te 3 günlük açılış eğitimleri, Anadolu ISUZU'da ise Kalekim ve Denizbank inovasyon yöneticilerinin katılımıyla söyleşi düzenledi. Kurumsal yapay zekâ farkındalık ve yetkinlik eğitimlerimize, girişimcilik ve inovasyon programlarımıza tüm hızımızla devam ediyoruz. 🚀
Kısa bir bilgilendirmenin ardından gelelim bugünün yazısına. Girişimcilik ve teknoloji ekosisteminden çalışmalarını çok kıymetli bulduğum 2 değerli dostum Erman Taylan ve Sonat Kaymaz 'ın hafta içi yayınladığı dopdolu yapay zekâ sohbetinden bazı kısımları yorumlarımla aktaracağım. Videoyu dün gece yatmadan izledim. İçeriklerden özet bilgi akışlarını çok yoğun kullandığımı geçmişte yazdığım "Content Deep Dive Skill" i içeriğimde de anlatmıştım. Bu sayede artık uzun yayınları sonuna kadar gerçekten izleme gereği duymuyorum. Fakat, dünkü içeriği baştan sona izledim. Bu iki değerli insana yakışır bir başlangıç bölümü. Nicelerine diliyorum.
Bu yazıyı okusanız dahi mutlaka bölümün kendisini de izleyin derim. Sizin için vizyon ve ufuk açıcı olacağına eminim. Video Linki: https://www.youtube.com/watch?v=x3U-WrgF2QI
Özellikle yapay zekâ ve teknoloji içeriklerinde ham kalite ve vizyon odaklı, herhangi bir provakasyon vs barındırmayanlar genel çoğunluğa ulaşamıyor maalesef. Ben bu yazıyı yazarken görüntülenmeye baktığımda 212 idi. Ben de paylaşayım da 215 olsun dedim :)) İşin şakası sayılar çok yüksek olmasa da izleyici kitlesi gerçekten üreten, değer yaratan ve hayatını geliştirmeye adayan insanlar oluyor. O yüzden o kitleye yönelik içeriklerin de değeri benim gözümde bir başka oluyor.
---
Kişisel Yapay Zekâ Asistanları
Yayının başındaki ana odak kişisel asistanların yükselişiydi. AI'ın en tutacak alanlarından birinin kişisel asistanlar olacağını yaklaşık 1.5 sene önce farketmiştim. O dönemler şu ankilere göre çok başlangıç seviyesi olarak asistanlar yapıyordum. Şu ankilerin yanında pek asistan da denmez tabii de, ana fikir o ilgili chat'in özel bir görev / iletişimle yanımızda yer almasıydı.
OpenClaw ilk çıktığında nedense bir güvenemedim. Arayüz ve kullanım olarak da izlediğim videolarda gereksiz karmaşık görünüyordu gözüme. Tam olarak faydasını da kafamda oturtamadığım için o kısmı pas geçmiştim, üyelik bile açmadım.
Daha sonra Hermes agent girdi gündeme. O dönem o kadar yoğundum ki Twitter'da falan gördüğümde bir Hermes eksikti bu ne falan diyip web sitesine bile girmedim herhalde. En azından sohbetlerde biraz üzerine konuşabilmek adına birkaç video izlemiştim sadece.
Kişisel asistanlar tarafında benim için en büyük kırılım son 1 aydır gerçekten elim ayağım haline gelen Grok Bot oldu. İlk yayınlandığında 15 gün OpenClaw ve Hermes'teki gibi direnmiştim. Acaba yine gereksiz hype mı yaratılıyor, ya da tüm bilgileri taşıyıp yeni bir sistem kurmaya değer mi diye düşünüyordum. Bir ay önce hafta sonu pek bir işim yoktu, oturdum videolar izleyip denemeler yapmaya başladım. O gün bugün ana aracım haline geldi. Bugüne kadar Codex ve Claude'da kurmaya çalıştığım yapıları çok daha pürüzsüz, sorunsuz ve düşük token gideri ile yapabiliyor. Yavaş yavaş verdiğim görevleri de zorlaştırmaya başladım. O kadar hızlı yeni güncellemeler de yapıyorlar ki gerçekten muazzam. Grok Bot'ta neler yaptığımı başka bir yazıda yine detaylı paylaşacağım.
Erman ile Sonat'ın sohbetinde en çok konuştukları asistan ise Instinct'ti. Hatta ekosistemde en sevdiğim ve değer verdiğim insanlardan olan Özge abinin kullanımından da bahsettiler. Ve ben yine aynı noktada kaldım, daha denemedim bile :) Erman'a yazdım sonra, abi gece gece beni hype'ladınız, ne farkı var tam olarak Instinct'in diye. O da Grok Bot'un sosyal hayattaki hali gibi dedi. (Yemek siparişi, seyahat, alışveriş vs.) Benim ilk tepkim, son dönemlerde pek sosyal bir hayatım olmadığını farketmek oldu :) O nedenle Instinct 'e de direneceğim herhalde bir süre. Ama en azından bu hafta sonu bitmeden birkaç video izleyip, neler olup bittiğini öğreneceğim. Sonat'ın dediğine göre birkaç aya bu araç özelinde de patlama bekleniyor. Vaziyetimizi alalım.
---
Herkes Kendi Oyununu Kurmaya Çalışıyor.
Yayındaki ikinci önemli manşet benim için tüm dev yapay zekâ şirketlerinin kendi oyununu kurmaya çalıştığı hikayesiydi. Tüm şirketler;
Kendi agent’ının merkezde olmasını
Ödemelerin kendi sistemi üzerinden geçmesini
Uygulamaların kendi altyapısına uyum sağlamasını
Kullanıcı verisinin kendi sınırları içinde kalmasını istiyor.
Bu durum tabii ki çok anlaşılabilir fakat kullanıcı tarafında ciddi bir karmaşa da yaratıyor. Aktif kullanılan bir asistanın diğer araçlarda kullanılmaması, birbirleri arasındaki çatışmalardan doğan / doğabilecek problemlerin kullanıcıya da yansıyabilmesi vs. gibi sıkıntılar var. Bir de artık ürün geliştirmek eskiye göre hayli kolay olduğu için, herkes birbirinin tabağındaki yemeğe de göz dikiyor bir yandan.
OpenAI çip geliştirmeye karar verebilirken, Nvidia bir tane satın almayla destekli bir uygulama işini hayata hızlıca geçirebiliyor. Yıllardır istenilen etkiyi yaratamayan Meta 2 ayda tekrardan bu oyunda ben de varım derken, belki Apple da sürpriz bir atak yapabilir. Öte yandan bu durumun önemli avantajları da var tabii ki. Sektör genelinde ciddi bir tekelleşme olmadığı için hala AI araçlarını oldukça ucuza kullanıyoruz. Oyunu kimin kazandığı / kazanacağı belli değil. Bu rekabet biz kullanıcılara yarar.
---
Daha Çok Çıktı, Daha Çok İş Değil
Erman'ın geçmişte paylaştığı kavramlardan da biriydi: Work Slop (İş Çöplüğü). AI'ın verimlilik kadar gereksiz iş yükü de yaratabileceği durumlar yaşanıyor. Verdikleri örnek çok tanıdık benim için. Bir çalışan diğerine "etkinliğe kimleri çağırabiliriz?" diye kısa bir soru soruyor. Karşı taraf AI ile 18 sayfalık bir rapor hazırlayıp gönderiyor. Raporu alan kişi de oturup onu yine AI'a özetletiyor. Sonuçta ortada dolaşan içerik büyüyor, ama karar vermek için harcanan zaman kısalmıyor, tam tersine uzuyor.
Bunu son dönemde yaptığımız kurum içi eğitimlerde de çok net görüyorum. AI ile içerik üretmek o kadar kolaylaştı ki, insanlar daha uzun ve daha "dolu" çıktılar üretmeye başladı. Ama bu çıktının karşı tarafın işini kolaylaştırıp kolaylaştırmadığına pek bakılmıyor. Erman ile Sonat'ın da altını çizdiği gibi, AI iş üretmenin maliyetini düşürüyor ama üretilen işi okuyup değerlendirmenin maliyetini düşürmüyor.
En azından bu tarz bir akış geliştirmek gerekiyor. (Buradaki şüphem de kısa da olsa insanlar yine AI'a mı atacak, 1 sayfa da olsa artık onu da mı okumayacağız? Bu sefer de yoğunluk olarak eksik kalıyor içerikler, bilemiyorum.)
Yönetici özeti en fazla bir sayfa
Öneri sayısı en fazla beş, her birinde gerekçe ve sonraki adım
Uzun araştırma sadece istenirse
AI ile hazırlanan içeriğin sorumluluğu da gönderen kişide
---
Uygulamalar Görünmez Oluyor.
Yayındaki fazlasıyla katıldığım bir başka tespit, uygulamaların kendisini çok daha az açtığımızdı. Geçmişte her ihtiyaç için ayrı bir uygulamamız vardı. Kalori için biri, hava durumu için biri, hatırlatmalar için başka biri, üstüne bir de her birine ayrı abonelik. Erman ile Sonat'ın anlatımın göre kişisel asistanlarla birlikte bunların hepsi tek bir sohbetin içine taşınıyor. Uygulamalar yok olmuyor ama arka plana çekiliyor. Biz sadece ne istediğimizi söylüyoruz, gerisini agent hallediyor.
Bunu özellikle son dönemlerde ben de fazlasıyla deneiymliyorum. Grok Bot'tan beri mail kutumu, takvimimi, Drive'ımı, Apollo'yu ya da Canva'yı tek tek açmak yerine ne istediğimi yazıyorum, o arka planda hallediyor. Bir noktadan sonra fark ediyorsunuz ki o uygulamaları aslında kullanmak istemiyormuşsunuz, sadece sonuca ihtiyacınız varmış.
Bu da ürün geliştiren şirketler için ciddi bir soru yaratıyor. Arayüzün önemi azalırken API, MCP ve güvenilir işlem yapabilme kabiliyeti öne çıkacak. Bence önümüzdeki dönemde ürünü agent'ların anlayıp güvenle kullanabileceği hale getirmek, yani "agent-ready" olmak, başlı başına yeni bir iş alanına dönüşecek.
---
AI'ı Gerçek İşe Taşıyacak İnsanlar: Forward Deployed Engineers (FDE)
Yayının son kısmında konuşulan Forward Deployed Engineer (FDE) kavramı da benim için ayrı bir önem taşıyordu, çünkü bu rolün önemli bir konuma geleceğine inanıyorum. FDE sadece müşterinin sistemine yazılım kuran teknik kişi değil. Problemi keşfeden, iş ihtiyacını anlayan, çözümü kuran, kullanıma alan ve sonuçtan öğrenen kişi. Yazılımcı, ürün yöneticisi, danışman ve çözüm mimarının kesişiminde bir rol.
Neden şimdi bu kadar önemli olduğu da çok net. Eskiden kurumsal yazılım aynı ürünü çok sayıda müşteriye satmak üzerine kuruluydu. AI çözümleri ise kurumun verisine, iş akışına, yetki yapısına ve regülasyonuna uyarlanmak zorunda. Bir lisans satın almakla gerçekten değer üretmek arasında ciddi bir boşluk var ve bu boşluğu kapatacak insanlara ihtiyaç her geçen gün artıyor. Konuşmada bazı şirketlerin bu uygulamaları yaklaşık 6 haftaya sıkıştırdığından da bahsedildi. Uzun danışmanlık projeleri yerine hızlı keşif, çalışan bir çözüm ve gerçek kullanımdan öğrenme.
En çok katıldığım notlardan biri şu: Birinin unvanını FDE yapmak organizasyonu dönüştürmüyor.
Arkasında tekrar kullanılabilir bileşenler, hızlı deneme ortamları, güvenlik ve yetki çerçeveleri olmazsa her proje sıfırdan yapılan pahalı bir danışmanlık işine dönüşüyor. Bence önümüzdeki dönemde kurumlarda en çok aranacak profil, sadece teknik bilen değil, AI'ı demo aşamasından gerçek kullanıma taşıyabilen insanlar olacak.
Bu yazıda yayından en çok aklımda kalan 5 konuyu gündeme taşımaya çalıştım ama sohbette konuşulan başka önemli manşetler de vardı. ABD'de hanelerin sadece yüzde 2,2'sinin AI'a doğrudan ödeme yapması, agent'ların abonelik yerine işlemlerden para kazanma ihtimali, Careless People kitabı üzerinden teknoloji şirketlerinin gücünün sorgulanması, Alpha School gibi alternatif eğitim modelleri ve bir kitabı özetletmenin onu okumanın yerini tutmaması da üzerine uzun uzun düşünülebilecek konular. O nedenle sizi bölümün kendisine de davet ediyorum: https://www.youtube.com/watch?v=x3U-WrgF2QI
Tekrardan ağzınıza sağlık dostlar. Yeni bölümleri heyecanla bekliyoruz.
Experinn ile Yapay Zekâ Bülteni'mizin yeni bölümünü okuduğunuz için teşekkür ederim.
Kurumsal yapay zekâ, inovasyon, girişimcilik ve genç yetenek gelişim programlarımız hakkında bilgi almak isterseniz benimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
Mail adresim: enis@experinn.com
İyi hafta sonları diliyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.