Yapay Zekâ
Beynimizi Bu Kadar Az Kullanmaya Nasıl İkna Olduk?
19 Temmuz 2026 · Enis Erdem Yurdatapan
Son dönemde insanların sosyal medya paylaşımlarında öne çıkan bir tema görmeye başladım. Üretken yapay zekânın hayatımıza ciddi bir üretkenlik, verimlilik ve hız getirdiği söylenebilir. En azından araçları doğru ve verimli kullanan insanlar için bu durum geçerli. (Oranından emin değilim. Bunu yaptığını zannedenler çok yüksek bir oranda ama gerçekten yapabilenlerin oranını bilmiyorum.)
Herkese merhabalar,
Normalde çarşambaları yeni bölüm yayınlıyorum fakat dün resmi tatil olduğu için bu haftalık perşembe yazmak istedim. Bu yazıda daha böyle içimden geldiği gibi bazı hislerimi yazmak istiyorum. Ana başlıktan da tahmin edebileceğiniz üzere yapay zekâyı her şeyde kullanmaya çalışma temasından giderek bazı paylaşımlar yapacağım. Detaylı bir araştırma yaptığım veya dokümanlardan yararlandığım bir içerik olmayacak. Kendi yaşadığım bazı durumlar ve gözlemlerimi aktaracağım. Hazırsanız yazının başlığı da olan ana soruyla başlayalım.
Beynimizi Bu Kadar Az Kullanmaya Nasıl İkna Olduk?
Son dönemde insanların sosyal medya paylaşımlarında öne çıkan bir tema görmeye başladım. Üretken yapay zekânın hayatımıza ciddi bir üretkenlik, verimlilik ve hız getirdiği söylenebilir. En azından araçları doğru ve verimli kullanan insanlar için bu durum geçerli. (Oranından emin değilim. Bunu yaptığını zannedenler çok yüksek bir oranda ama gerçekten yapabilenlerin oranını bilmiyorum.)
Fakat öte yandan, özellikle son 3-4 ayda Claude ve Codex'te otomasyonların, skill'lerin ve agentic iş akışlarının iyice yaygınlaşması ve çalışma hayatımızın merkezine oturmasıyla birlikte özellikle bu süreçleri tasarlarken bir "iş tatmini" yaşasak da, sonrasında düzenli olarak çalışırken bu tatmin devam ediyor mu ciddi soru işaretlerim var.
Dün gördüğüm yukarıdaki tweet de aslında bu bahsettiğim durumu fazlasıyla destekler nitelikte. Bir X kullanıcısının paylaşımından aldığım bu görselde bir ifade dikkat çekici:
"Aynı anda yapılan çalışmaların %90'ında sadece enter'a basmak için cevapları bekliyorum."
Yine başka vurguladığı konulardan biri kendisini ve zihnini eskisi kadar keskin hissetmemesi. Bu da benim sürekli üzerine kafa yorduğum ve gerçekten cevabından emin olamadığım bir konu. Gerçekten yapay zekâ bizi daha keskin yaptı mı? Yoksa bir illüzyon mu yaşıyoruz? Emin değilim.
Son 1.5 senedir üretken yapay zekâyı çalışma hayatımın epey merkezine yerleştirdim. Hem Experinn hem de PsychoSocial 'da AI ile 3 çalışma metodunu da aktif olarak kullanıyoruz. (Otomasyon, Düşünce Ortaklığı ve Agentic Akışlar) Tabii ki hala gidebilecek çok yol var. Kurumsal şirketlere verdiğimiz eğitimlerde anlattığımız konuları, globalden sunduğumuz örnek use case'leri ve inceleyip tavsiye ettiğimiz ürünleri çok daha fazla iş süreçlerimize dahil edebilir miyiz? Kesinlikle evet. Fakat, bazen gerçekten bazı şeylere daha fazla emek harcayıp AI otomasyona çevirmemek için de kendimi zorluyorum açıkçası. Bilmiyorum, bana bu durum da ayrı manevi çalışma tatmini veriyor gibi hissediyorum.
---
Düzenli bülten yazmaya başladığım neredeyse 9 ay oldu. Her hafta farklı bültenlerde 2-3 içerik yazıp paylaşıyorum. Bunlarda tabii ki yoğun olarak AI araştırması, metin düzenlemesi, hikaye yaratma vs özelliklerini kullanıyorum.
Fakat mesela, bülten yazmaya başladığım günden beri her Cuma globalde öne çıkan gelişmeleri tek tek okuma, gözüme çarpan kısımları not alma ve bülteni yazarken bu notlardan yararlanma alışkanlığımı inadına devam ettiriyorum.
Bu söylediğim şey belki AI ile çok hızlı bir şekilde yapılabilir ve sorunsuz bir şekilde o haftanın öne çıkan haberlerinden bülteni derleyip hazırlayabilirim. Bazı haftalar 4-5 saat vakit harcadığım oluyor ama bu işi manuel yapmak o kadar çok keyif veriyor ki, haberleri içselleştirmeye çalışırken, gelişmeleri birbirlerine bağlayıp anlamlandırırken, gerçekten beynimi de zorladığımı biliyorum ya bu his beni mutlu ediyor.
İlkokulda matematik derslerini hatırlıyorum. Hocalarımız sınavları okurken sadece ortaya çıkan en son sonuca değil, gidiş yoluna da puan verirlerdi. Bazen ben tam gidiş yolundan emin olmadan belki biraz şans, belki tahmin yeteneği (istatistik okuyacağım o günden belliymiş) tam gidiş yolunu anlamasam da sonucu doğru verebiliyordum.
Bu iş özelinde otomasyon yapsam doğru sonuca direk ulaşabilirim ama gidiş yolundan da kendime puan vermek istiyorum sanırım.
---
Bir diğer dikkatimi çeken konu belki bir A4 sayfasına yazarak, beyin fırtınası yaparak ya da sadece sakince zihnimizde düşünerek hızlıca çözebileceğimiz bir sorunu yapay zekâ ile yapmaya çalışarak inanılmaz vakit kaybedebiliyoruz. Bu durumun Ömer Aydın ile kurumsal eğitim programlarımızın içeriklerini hazırlarken fazlasıyla farkına vardım.
2-3 saatlik eğitim programlarında tahmin edersiniz çok yoğun bir kapsam var. Başlıklar arasında bağ kurmak, akışı ve içerik kalitesini korumak, dinleyici kitlesini uzun eğitim programında aktif tutmak için ciddi bir eğitim deneyimi tasarlamak gerekiyor.
İlk başlarda bu bağlantıları da AI ile sohbet ederek yaptığımız periyotta bazen o kadar karmaşık durumlara soktuk ki kendimizi, yani çokça dedim şunu kendi kendimize yapsak şimdiye bitmişti. Keza böyle olan durumlar oldu. Arada bir, kardeşim kapatalım şu bilgisayarı getir A4 kağıdı bir güzel eski usül mind-mappingimizi yapıp keyfimize bakalım deyip, saatlerce işin içinden çıkamadığımız durumları kolayca çözebildik. Bu gibi durumlar bana gerçekten şu soruları zihnimde çağrıştırtıyor:
Beynimizi neden bu kadar ihmal ediyoruz ki?
"Gerçek Zekâ" bu kadar mı değersiz gerçekten?
Bunca yıl zihnimizi geliştirmek için uğraşan da bizler değil miydik?
Bu soruların arka planında tabii ki ciddi psikolojik açıklamalar olduğuna eminim. Keza Ozge Kantas Yorulmazlar, Ph.D., CP, PAT ile yaptığımız sohbetlerde buna fazlasıyla değiniyoruz. Ben sahada çok olduğum için buna benzer dertleri bizzat deneyimleyip yerinde erkenden gözlemleyebiliyorum. Sevgili hocam Dr. Özge Kantaş'a, dertler bu hocam, nasıl açıklarsın demem yeterli olabiliyor :) Teknoloji, girişimcilik ve yapay zekâdan bu kadar iyi anlayan bir sosyal psikolog ortağım olmuş. Biraz keyfini sürmeyeyim mi? Bence bu deneyimi hakediyorum :)
Özge ile şu an PsychoSocial bünyesinde kurumsal şirketlere yönelik "Yapay Zekâ ve İnsan Psikolojisi" odağında daha derin programlar da tasarlıyoruz. Yakında onların da lansmanını yapacağız. Bugün biraz üzerine yazdığım konularla birlikte, birçok farklı başlıkta Özge'nin bizleri daha da aydınlatacağına eminim.
Günün sonunda yapay zekâ her zaman bizimle olmaya devam edecek. Avantajlarından faydalanmaya devam edeceğiz, etmek zorundayız. İnanılmaz büyük katkılarını yadsıyamam. Özellikle teknik konularda geçtiğimiz yıllarda yaşadığım çileleri düşünüyorum da ne büyük nimet gerçekten. Fakat, öte yandan psikolojik etkilerini de yadsıyamayız. Denge bir yerde kurulacak. Bu dengeyi en iyi kuran ve yönetenler kazanacak o kesin!
Daha çok duygu paylaşımı yaptığım yazıyı umarım beğenmişsinizdir. Konuyla ilgili görüşleriniz olursa yorumlarda veya özelden mesajla iletirseniz memnun olurum. Yapay Zekâ ve İnsan Psikolojisi kesişinini çok daha fazla önemseyeceğimiz günlerin yakında olduğunu düşünüyorum.
Herkese keyifli ve bol çalışma tahminli bir iş hayatı diliyorum. Yapay zekâ lütfen bunu elimizden alma :)
Sevgiler,
Enis Erdem Yurdatapan