Aradığın Kişi Sadece 1 Mesaj Uzaklığında Olabilir.

Girişimcilik

Aradığın Kişi Sadece 1 Mesaj Uzaklığında Olabilir.

14 Ağustos 2026 · Enis Erdem Yurdatapan

Yapay zekânın içerik dünyasını iyiden iyiye domine etmesiyle birlikte LinkedIn’de vakit geçirmenin eskisi kadar keyfi olmasa da (gerçi eskiden de ne kadar keyifliydi tartışılır ama bundan daha iyiydi o kesin) hala güzel insanlarla tanışmak, bir şeyler paylaşmak ve geleceğe yönelik bazı iş birliklerinin ilk temelini atmak mümkün.

Yapay zekânın içerik dünyasını iyiden iyiye domine etmesiyle birlikte LinkedIn’de vakit geçirmenin eskisi kadar keyfi olmasa da (gerçi eskiden de ne kadar keyifliydi tartışılır ama bundan daha iyiydi o kesin) hala güzel insanlarla tanışmak, bir şeyler paylaşmak ve geleceğe yönelik bazı iş birliklerinin ilk temelini atmak mümkün.

LinkedIn’de atılan DM’lerin çok büyük bir oranı bir kişinin diğerine bir şey satmaya çalışması üzerine diye tahmin ediyorum. Bu tabii ki ayıp bir şey değil. Girişimcinin sunduğu bir değer önerisi var ve bu değer potansiyel müşterinin bir ihtiyacını çözüyorsa ne mutlu iki tarafa da.

Benimse ilk LinkedIn’i aktif kullanmaya başladığım günlerden beri en çok keyif aldığım ve verimli olduğuna inandığım mesaj tipi en azından o an için alıcı-satıcı, girişimci-müşteri gibi bir iletişimin temelde olmadığı tanışmalar. Bu vesileyle zaman içerisinde çok güzel insanlarla tanıştım ve hayatımı olumlu anlamda gerçekten çok fazla etkileyen insanlar da var bu listenin içerisinde.

Girişimcilere de bu konudaki tavsiyem, sadece müşteri bulmak için değil, bazen belki kısa bir dertleşmek, sektörel bir dert üzerine birkaç fikir tartışmak, geçmişte iki tarafın da hayatına dokunan ortak bir tanıdık hakkında tatlı bir hasbihal yapmak falan bunlar hep güzel şeyler. Ve gerçekten de hangi tanışıklıktan kısa, orta ve uzun vadede ne çıkacağını o an için tahmin etmek imkansız.

O nedenle, gerçekten tanışmanın değer yaratacığını hissediyorsam, iyi bir sohbet ortamı olabileceğine inanıyorsam vaktim olduğunca insanlara bu tarz tanışma mesajları atıyorum. Arada tabii ki ortak bir payda bulamadığımız veya birbirimize faydalı olamayacağımız sohbetler de olmuyor değil bu işin doğası. Bu görüşmelere bile vakit kaybı gözüyle bakmamak lazım. Hiçbir somut faydası olmayan tanışıklıklardan bile insan bir şeyler öğrenebiliyor. Tam tersi bazen öyle bir sohbet oluyor ki iki taraf da iyi ki tanışmışız diyebiliyor.

O nedenle yazının başlığı da olan cümle ile yazımı sonlandırmak istiyorum:

“Aradığın Kişi Sadece 1 Mesaj Uzaklığında Olabilir.”